;


MEHMET GÖREN

AFŞİN'İN YETİŞTİRDİĞİ ŞAMPİYON GÜREŞÇİLER

AFŞİN MEŞHURLARI

AFŞİN ŞAİRLER ANTOLOJİSİ

AFŞİN ESHAB-I KEHF

RÖPORTAJLAR

KAHRAMANMARAŞ ŞAİRLERİ

ÖYKÜLER

KAHRAMANMARAŞ YAZARLARI

İLETİŞİM

İLAHİLER ve MÜZİK

K.MARAŞ'IN İLÇELERİNİN RESİMLERİ

AFŞİN

AFŞİN-ELBİSTAN TERMİK SANTRALİ VE LİNYİTLERİ

AFŞİN'DE İZ BIRAKANLAR (yeni isimler eklenecek)

SESLİ ŞİİRLER

AFŞİN'Lİ İDARECİLER

DİNİ BİLGİLER

FAYDALI BİLGİLER

KAHRAMANMARAŞ

MANZARA RESİMLERİ

İL İL TÜRKİYE

SON DAKİKA HABERLERİ (Türkiye ve Dünya)

YEREL GAZETELER (K.Maraş ve İlçeleri)

AFŞİN TERS LALESİ

SİTEMİZDEN HABERLER

K.MARAŞ ve İLÇELERİNİN VİDEOLARI

K.MARAŞLI SANATÇILARIN KLİPLERİ

ZİYARETÇİ DEFTERİ

Kuran 'da Eshab-ı Kehf

1-) Hamd o Allah’a mahsustur ki kuluna kitap’ı indirdi ve onda hiçbir eğrilik (tenakuz) kılmadı!

2-) Dosdoğru (bir kitap kıldı) Ki kendi katından şiddetli bir azap ile  uyarsın.Salih amel işleyen müminlere kendileri için güzel bir ecir bulunduğunu müjdelesin.

3-) Onlar orda ebedi  olarak kalacaklardır.

4-) “Allah çocuk edindi” diyenleri de uyarsın.

5-) Ne onların ne de atalarının bu konuda hiçbir bilgisi yoktur. Ağızlarından ne büyük söz çıkıyor Onlar yalandan  başka bir şey söylemiyorlar.

6-) Bu söze (Kur’an’a)inanmazlarsa,arkalarından üzüntüden neredeyse kendini harab edeceksin.

7-) Biz insanların hangisinin daha güzel amel edeceğini deneyelim diye yeryüzündeki her şeyi ona bir ziynet kıldık.

8-) Bununla birlikte,biz mutlaka oradaki her şeyi (sonunda) kupkuru bir toprak yapacağız.

9-) Yoksa sen,Kehf ve Rakim ehlini,bizim ibrete şayan ayetlerimizden mi sandın?

10-) (Zikret o zamanı )ki,o gençler mağaraya sığınmışlar ve”Ey Rabbimiz!Bize katından rahmet ver ve bize şu(içinde  bulunduğumuz) durumumuzdan bir kurtuluş yolu hazırla” demişlerdi.

11-) Bunun üzerine biz de mağarada nice yıllar onların kulaklarını kapadık.

12-) Sonra da iki gruptan hangisinin,kaldıkları süreyi daha iyi hesap edeceğini görmek için onları uyandırdık.

13-) Onların başından geçenleri gerçek olarak sana anlatıyoruz.Onlar  Rablerine gerçekten iman etmiş bir grup gençti.Biz de onların hidayetini artırmıştık.

14-) Onların kalplerini sağlamlaştırdık.(Zikret o zamanı)ki(Kralın karşısında)  kalkıp-demişlerdi ki ;”Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir.Biz  O’ndan   başkasını ilah olarak çağırmayız.Aksi takdirde haktan uzak bir söz söylemiş oluruz”.

15-) “Şu bizim kavmimiz Allah’tan başka ilah edindiler.Bari onlar hakkında açık bir delil getirseler.Allah hakkında  yalan uydurandan daha zalim kim vardır?

16-) (İçlerinden biri)”Madem ki siz onlardan ve Allah’ın dışında taptıkları varlıklardan uzaklaştınız,o halde mağaraya sığının ki Rabbiniz size rahmetini yaysın ve sizin için işinizde kolaylık sağlasın”.( Dedi.)

17-) Güneşi,doğduğu zaman mağaralarının sağına eğilirken ,battığı zaman da sol taraftan onları keser geçerken  görürsün.Onlar mağaranın geniş bir köşesinde idiler.İşte bu Allah’ın ayetlerindendir.Allah kime hidayet ederse,o doğru yola ulaşmıştır,kimi de hidayetten mahrum bırakırsa ,artık onu doğruya yöneltecek bir dost bulamazsın.

18-) Onlar uykuda oldukları halde,sen onları uyanık sanırsın.Onları(oldukları yerde)sağa-sola çeviririz.Köpekleri de (mağaranın )girişinde kollarını uzatmış yatıyordu.Eğer onları görseydin,dönüp kaçardın ve gördüklerinden dolayı için korku dolardı.

19-) Böylece,kendi aralarında birbirlerine sorsunlar diye,onları uyandırdık.İçlerinden biri,”Ne kadar (uyuya)kaldınız?”dedi.(Diğerleri)”Bir gün veya günün bir parçası kadar”dediler.(Sonra) “Rabbiniz  kaldığınız müddeti daha iyi bilir.Şimdi siz içinizden birini şu gümüş para ile şehre gönderin de baksın,hangi yiyecek temiz daha  ise ondan size erzak getirsin;fakat çok dikkatli davransın ve sakın sizi kimseye belli etmesin”dediler.

20-) “Çünkü onlar  farkınıza varırlarsa sizi taşlamak suretiyle öldürürler veya kendi dinlerine döndürürler ki işte o zaman ebediyen iflah olmazsınız”.

21-) Allah’ın va’dinin hak olduğunu ve kıyamet’in geleceğinde hiçbir şüphe bulunmadığını bilsinler diye insanları onlardan haberdar kıldık. (zikret o zamanı) ki,onlar kendi aralarında (bu gençlerin durumunu) tartışıyorlardı. “onların üzerine bir bina yapın“ dediler. Rableri onların durumlarını daha iyi bilir. Onların durumuna galip gelenler ise; bizler onların üstüne mutlaka bir mescit yapacağız “ dediler.

22.(bazı kimseler):” Onlar üçtür,dördüncüleri köpekleridir” diyecekler bunlar.(bazıları da):”onlar beştir altıncıları köpekleridir”diyecekler.bunlar gaybı taşlamaktır.(bazıları ise):”Onlar yedidir,sekizincileri köpekleridir” diyecekler. Der ki:”Onların sayılarını Rabbim daha iyi bilir. Onlar hakkında bilgisi olan çok azdır”. O halde onlar hakkında,(sana bildirilen) açık deliller dışında bir münakaşaya girme ve onlar hakkında hiç kimseden bir şey sorma

23.Hiçbir şey için “Bunu yarı yapacağım”deme!

24.Ancak “Allah dilerse (yaparım)” (de). Bunu unuttuğun taktirde Rabbini an ve, “Umarım ki  Rabbim, beni bundan daha yakın olan bir yola iletir”de!

25.Onlar mağaralarında üç yüzyıl kaldılar. Buna dokuz yıl daha ilave etmişlerdir.

26.Der ki:”Ne kadar kaldıklarını Allah daha iyi bilir. Göklerin ve yerin gaybı (bilgisi)O’na aittir. O ne güzel görendir,o ne güzel işitendir! Onların Allah’tan başka bir dostu da yoktur. O,hükümranlığına kimseyi ortak kılmaz.

27.Rabbinin Kitabı ndan sana vahyedileni oku! O’nun kelimelerini değiştirecek kimse yoktur. O’ndan başka sığınak da bulamazsın!

28. Nefsini sabah-akşam  Rabbini  sırf rızasını dileyerek çağıranlarla birlikte sabret’tir ). Dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini onlardan çevirme. Bizi anmaktan kalbini gafil kıldığımız,kötü arzularına uymuş ve işi hep aşırılık olan kimseye itaat etme!

29. De ki: “Hak, Rabbinizdendir. Öyleyse dileyen iman etsin,dileyen inkar etsin. Biz zalimlere öyle ateş hazırladık ki, onun duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır. (susuzluktan) imdat isteseler,erimiş maden gibi yüzleri haşlayan bir su ile onlara cevap verilir. O ne fena bir içecek ve ne kötü dayanacak bir yerdir.

30. Kuşkusuz ki  biz iman edipte güzel davranışlarda bulunanların; güzel ameller yapanların ecrini zayi etmeyiz!

31. Onlar, içlerinde ırmaklar akan Adn Cennetleri  kendilerine verilenlerdir. Orada tahtlar üzerinde kurularak,altın bileziklerle bezenirler.İnce ve kalın ipekliden  yeşil elbiseler giyerek koltuklara yaslanırlar.Bu ne güzel sevap ve ne güzel dayanaktır!

32. Onlara şu iki adamı misal olarak anlattı:onlardan birine iki üzüm bağı verdik.Her ikisinin de etrafını hurmalarla donattık,aralarında ekinler bitirdik.

33. İki bağ da yemişlerini vermiş ,hiçbirini eksik bırakmamıştı.İkisinin arasında birde ırmak fışkırtmıştık.

34. Onun başka geliri de vardı.Bu yüzden arkadaşıyla konuşurken O’na ; “ Ben servetçe senden daha zenginim.adam sayısı bakımından senden daha güçlüyüm ”dedi

35. “ Kendine nefsine zulmederek kendi bağına girdi ve bu bağın hiçbir zaman yok olmayacağını sanıyorum”

36. “Kıyametin kopacağını da sanmıyorum.eğer rabbime döndürülecek olursam ,şüphesiz bundan daha hayırlı bir sonuç bulurum dedi  ”

37. Kendisiyle karşılıklı konuştuğu arkadaşı ona : “Sen,seni topraktan ,sonra mutfeden yaratan ve bundan sonrada seni bir adam biçimine sokan Allah’ı inkar mı ettin?  ”.

38.“Lakin ben :O Allah benim rabbim dir ve Rabbime hiçbir şeyi ortak koşmam ”

39. “ Bağına girdiğin zaman Maşallah ,kuvvet yalnız Allah’ındır   deseydin ya .eğer beni mal ve evlat varlığı bakımından kendinden daha güçsüz görüyorsan... ”

40.“Umulur ki Rabbim bana senin bağından daha hayırlısını verir.Senin bağının üzerine gökyüzünden bir afet gönderirde bağın kaygan bir toprak oluverir  ”

41. “Veya onun suyu dibe çekilirde ,onu bir daha arayıp bulamazsın” dedi.

42. Derken ürünleri kuşatılıp yok edildi.Böylece bağ için yaptığı masraflardan dolayı ellerini oğuşturup kaldı.O bağını çardakları yere çökmüştü.O da (bu olanlardan sonra)şöyle diyordu:“Keşke ben Rabbime hiçbir kimseyi ortak koşmasaydım”

43. Allah’tan başka kendisine yardım edebilecek bir topluluk  yoktur.O,kendisine de   yardım edemedi

44. İşte burada yardımcılık ve dostluk ,hak olan Allah’a mahsustur.o ,sevap bakımından da  ,netice bakımından da daha hayırlıdır.

45. onlara dünya hayatının örneğini açıkla.(Dünya Hayatı)gökten indirdiğiniz bir su gibidir.Bu su sayesinde yeryüzünün  bitkileri birbirine karıştı.Arkasında rüzgarların savurduğu  çer-çöp haline  geldi.Allah her şey üzerinde muktedirdir.

46. Mal ve oğullar dünya hayatının ziynetidir.Baki kalacak olan salih ameller ise Rab binin nezdin de  hem sevab bakımından hem de ümit etmek bakımından daha hayırlıdır.

47. (Zikret) o günü ki dağları yürütürüz ve yeryüzünü de  dümdüz görürsün.Hiçbirini bırakmazsın,hepsini mahşerde toplamışızdır.

48. Hepsi dizi dizi  Rab binin huzuruna çıkmışlardır .And olsun ki  ,sizi ilk defa yarattığımız gibi bize geldiniz.size vade dilenlerin tahakkuk edeceği bir zaman tayin etmediğimizi  sanmıştınız değil mi?

49. Kitap (ortaya ) konulmuştur .Suçluların onda (yazılı) olanlardan korktuklarını görürsün ;“Vay halimize! Bu nasıl kitapmış ki küçük büyük hiçbir şey bırakmaksızın    hepsini sayıp döküyor” derler .Böylece yaptıklarını karşılarında hazır bulmuşlardır.Rabbin hiç kimseye zulmetmez’

50. (Zikret o  zamanı)  ki meleklere ;“Adem’e secde edin ”demiştik.iblis hariç hepsi  hemen secde ettiler.İblis cinlerdendi Rabbinin emrinden çıktı .Şimdi biz seni bırakıp ta iblisi ve onun soyunu mu dostlar ediniyorsunuz ? Oysa onlar sizin düşmanlarınızdır.Zalimler için bu ne kötü değiştirmedir.

51. Ben onları ne göklerin ne  yerin ne de  kendilerinin  yaradılışına şahit tuttum.Ben yoldan çıkanlara yardımcı edinmiş değilim.

52. (Zikret o günü)ki (Allah müşriklere ): “Benim ortaları olduğumu iddia ettiklerinizi çağırın der”.(Kafirler ;putları)çağırdılar ama cevap vermediler.Biz onların arasına uçurum koyduk

53. Suçlular ateşi görür görmez ,orayı boylayacaklarını iyice anladılar.Fakat ondan kurtuluş yolu da bulamadılar

54.And olsun ki biz bu Kur’an’da insanlar için her türlü misali sayıp dökmüşüzdür.Fakat insan her şeyden daha çok cedelcidir.

55.Kendilerine hidayet geldiğinde insanları iman etmekten ve Rablerinden bağışlanma istemekten alıkoyan  şey sadece öncekilerin başına gelenlerin  kendi (baş)larına da gelmesi(ni) veya azabın kendilerini karşılarcasına gelmesi(ni beklemeleridir)

56.Biz peygamberleri sadece müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz.Kafir olanlar ise hakkı batıl ile geçersiz kılmak için mücadele verirler.Onlar ayetlerimi ve uyarıldıkları şeyleri alaya almışlardır.

57.Kendisi Rabbi’nin ayetleriyle uyarılıp  da ondan yüz çeviren ve kendi  elleriyle  yaptığını unutandan daha zalim kim vardır?Biz onların  kalplerine bunu anlamalarına engel olan  bir perde,kulaklarına da ağırlık koyduk.Onları hidayete çağırsan da onlar sonsuza dek hidayete gelmezler.

58.Senin Rabbin bağışı bol  ve merhamet sahibidir.Eğer yaptıkları yüzünden onları muhaze edecek olsaydı onlara azabı çarçabuk verirdi.Fakat kendileri için va’dedilen  bir zaman vardır.Artık onun dışında asla bir sığınak bulamayacaklardır.

59. İşte o ülkeler (halkı)zulmettikleri zaman onları helak ettik. Onları  helak etmek içinde bir zaman tayin etmiştik.

60.(Zikret o zamanı)ki Musa genç yardımcısına:”İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar gideceğim veya senelerce yüreğim” demişti.

61.Böylece ikisi iki denizin birleştiği yere varınca balıklarını unuttular.(balık) denizde yolunu tuttu.

62. (Varınca yere)geçip gittiklerinde (Musa), yardımcısına;”Kuşluk yemeğimizi getir bize. Andolsun şu yolculuğumuzda gerçekten yorulduk”dedi.

63. (Yardımcısı)”Gördün mü ? kayaya sığındığımızda balığı unuttum.Onu hatırlamamı,bana şeytan unutturdu.O (balık) şaşılacak bir şekilde yolunu tutup-gitti.”dedi.

64.(Musa) “işte aradığımız oydu ya” dedi.Hemen ikisi de izlerinin üzerine geri döndüler.

65.Derken kullarımızdan bir kul buldular. Biz ona ktımızdan bir rahmet ve ona tarafımızdan bir ilim öğretmiştik.

 66.(O da):”Sen benimle olmaya sabredmezsin.”dedi

67.“Hakikatını kavrayamadığın şeye nasıl sabredebilirsin ki?”

68.(Musa):”İnşaAllah beni sabreder bulacaksın. Emrine karşı gelmem” dedi

69.(O salih kul):”Eğer bana tabi olacaksan, ben sana bilgi verene kadar bana hiçbir şey sorma” dedi

70.Böylece ikisi yürüdüler. Nihayet bir gemiye bindiler ve o kimse gemiyi deldi. (Musa):”Yolcuları boğmak için mi onu deldin? Andolsun sen korkunç bir iş yaptın” dedi

71.(O salih kul): “ben sana benimle birlikte olmayı sabredemezsin demedim mi?”dedi.

72.(Musa): “unuttuğum bir şeyden dolayı beni muaheze etme. Bu yaptığımdan dolayı bana güçlük çıkarma”dedi

73.Yine yürüdüler: Nihayet bir erkek çocuğa rastladılar ve(o kul) o çocuğu hemen öldürdü.(Musa ):”Tertemiz bir canı,bir cana karşılık olmaksızın mı öldürdün? Andolsun sen çirkin bir iş yaptın.”

74.(O salih kul): “ben sana benimle birlikte olmaya sabredemezsin demedim mi?” dedi.

75.(Musa):”Eğer bundan sonra sana bir şey sorarsam artık benimle arkadaşlık etme. (O takdirde)benim tarafımdan sana bir özür ulaşmıştır” dedi.

76.İkisi yine yürüdüler. Nihayet bir kasaba halkına varıp onlardan yiyecek istediler. (Fakat kasaba halkı)onları misafir etmekten kaçındı. Derken orada yıkılmak üzere olan bir duvarla karşılaştılar. (Salih kul) onu hemen doğrulttu.(Musa9:”İsteseydin elbette buna karşılık bir ücret alırdın” dedi

77.(Salih kul): “İşte bu seninle benim aranızın ayrılmasıdır. Şimdi sana sabredemediğin şeylerin (içyüzünü)haber vereceğim”dedi.

78.“O gemi denizde çalışan yoksul kimselerindi. Onu kusurlu yapmak istedim.; zira onların ilerisinde her sağlam gemiye el koyan bir kral vardı.

79.“Erkek çocuğa” gelince onun anne ve babası mümin kimselerdi. Bundan ötürü azgınlık ve küfrün sarmasından korktuk.

80.“Böylece istedik ki Rableri onlara kendilerine ondan daha temiz ve daha merhametlisini versin.

81.“Duvar ise şehirde iki erkek yetimindi. Duvarın altında onlara ait bir hazine vardı. Babaları ise salih kimseydi. Rabbin istedi ki o iki çocuk güçlü çağlarına erişsinler ve Rablerinden rahmet olarak hazinelerini çıkarsınlar. Ben bunu kendimden yapmadım. İşte hakkında sabredemediğim şeylerin yorumu budur.

82.(Ey Muhammed ) Sana kul Zul-Karneyn hakkında soruyorlar. De ki: “Size ondan bir zikr okuyacağım”

83.Gerçekten biz onu yeryüzünde sarsılmaz bir iktidar sahibi kıldık ve her şeyden  ona bir sebep,(bir yol) verdik.

84.Böylece o da bir sebep(yol) tuttu

85.Nihayet güneşin battığı yere varınca, onu kara balçıklı bir gölete batar buldu.Onun yanında bir kahve rastladı.Bunun üzerine dedik ki “Ey   Zü’l-karneyn! Onlara ya azap edersin veya(öğüt vererek)onların içinde bir güzellik edinirsin”.

86.(Zü’l-karneyn):”Haksızlık edeni cezalandıracağız.Sonra o Rabbine gönderilecektir.O (ALLAH)da onu müthiş bir zapla azaplandıracaktır” dedi.

87.“İman edip de salih amellerde bulunan kimseye gelince,onun içinde güzel bir mükafat vardır.Ona buyruğumuzdan en kolay olanı söyleriz”.

88.Sonra yine bir yol tuttu.

89.Nihayet güneşin doğduğu yere ulaşınca güneşi öyle bir kavim üzere doğar buldu ki onlar için güneşe karşı bir siper kılmamıştık.

90.İşte böylece biz onun yanında olan her şeyi (bilgimizle)kuşatmıştık.

91.Sonra yine bir yol tuttu.

92.Nihayet iki dağın arasına ulaştığında,onların önünde hemen hiç söz anlamayan bir kavim buldu.

93.Dediler ki “Ey Zü’l-karneyn!Yecuc-Mecuc  yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar.Bizimle onlar arasında bir sec yapman için sana vergi verelim mi?”

94.(Zü’l-karneyn):”Rabbimmin beni içinde sağlamcı bulundurduğu daha hayırlıdır.Siz bana kuvvet yönünden destek olun da sizinle onlar arasına aşılmaz bir engel yapayım .

95.Bana demir kütleleri getirin.Nihayet iki dağın arasını aynı seviyeye getirince:”Körükleyin” dedi. Onu kor haline sokunca da; “Bana erimiş bakır getirin de üzerine dökeyim dedi.

96.Artık onu ne aşabildiler ne de delebildiler!

97.(Zü’l-karneyn):”Bu Rabbimden bir rahmettir. Fakat Rabbimin va’di geldiğinde, rabbim bunu yerle bir eder Rabbimin va’di haktır”dedi.

98.Biz o gün onları birbirinin içinde çalkalanır bir halde bırakmışızdır. Sura da üfürülmüştü.

99.Böylece onları hep bir araya getirmişizdir

100. O gün cehennemi kafirlere açıkça sunduk.

101.Onlar ki beni anmaya gözleri bir engeldi.Kulak vermeye de tahammül edemezlerdi.

102.Kafirler beni bırakıp da kullarımı kendilerine dostlar edineceklerini mi sandılar? Kuşkusuz ki biz cehennemi kafirlere bir konak olarak hazırladık.

103.(Ey Muhammad) De ki,”Sizlere amellerinden en çok hüsrana uğrayanları söyleyeyim mi?”

104. “Onlar iyi işler yaptıklarını zannettikleri halde,dünya hayatında tüm çabaları boşa gitmiştir.”

105.İşte onlar Rablerinin ayetlerini ve O na kavuşmayı inkar eden,bu yüzden amelleri boşa çıkan kimselerdir. Kıyamet Günü’nde onlar için hiçbir tartı tutmayız.

106.İnkar ettikleri, ayetlerimi ve rasullerimi alaya aldıkları için, onların cezası cehennemdir.

107.İman edip,salih amellerde bulunanlara gelince, onlar için konak olarak Firdevs cennetleri vardır.

108. Orada ebedi kalıcıdırlar, oradan ayrılmak da istemezler.

109. De ki “Rabbimin sözleri için deniz mürekkep olsa ve bir o kadar da ilave etsek, Rabbimin sözleri bitmeden, deniz tükenir.”

110. De ki “Ben de sizin gibi bir insanım.Bana ilahınızın sadece bir tek ilah olduğu vahyolunuyor. Artık kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa, salih amelde bulunsun ve Rabbine ibadette hiç kimseyi ortak koşmasın.



 
Mehmet Gören Kişisel Web Sayfası
Şimdiye Kadarki Ziyaretçi Sayımız