;


MEHMET GÖREN

AFŞİN'İN YETİŞTİRDİĞİ ŞAMPİYON GÜREŞÇİLER

AFŞİN MEŞHURLARI

AFŞİN ŞAİRLER ANTOLOJİSİ

AFŞİN ESHAB-I KEHF

RÖPORTAJLAR

KAHRAMANMARAŞ ŞAİRLERİ

ÖYKÜLER

KAHRAMANMARAŞ YAZARLARI

İLETİŞİM

İLAHİLER ve MÜZİK

K.MARAŞ'IN İLÇELERİNİN RESİMLERİ

AFŞİN

AFŞİN-ELBİSTAN TERMİK SANTRALİ VE LİNYİTLERİ

AFŞİN'DE İZ BIRAKANLAR (yeni isimler eklenecek)

SESLİ ŞİİRLER

AFŞİN'Lİ İDARECİLER

DİNİ BİLGİLER

FAYDALI BİLGİLER

KAHRAMANMARAŞ

MANZARA RESİMLERİ

İL İL TÜRKİYE

SON DAKİKA HABERLERİ (Türkiye ve Dünya)

YEREL GAZETELER (K.Maraş ve İlçeleri)

AFŞİN TERS LALESİ

SİTEMİZDEN HABERLER

K.MARAŞ ve İLÇELERİNİN VİDEOLARI

K.MARAŞLI SANATÇILARIN KLİPLERİ

ZİYARETÇİ DEFTERİ

DURDU DAĞDELEN

   Durdu DAĞDELEN ile Yapılan Röportaj'ın Videosu

Röportaj :Mehmet GÖREN Röportaj Tarihi :21.09.2014 Durdu Amca bizi güler yüzle karşıladı. Dolu dolu bir insan… Afşin’de 90 yaşın üzerinde birkaç kişiden birisi… Kendisine teşekkür ediyoruz bizlere evinin kapılarını açtığı için… Durdu DAĞDELEN 1921 Afşin doğumluyum. 25 yıl Ziraatta (fidanlık) çalıştım ve oradan emekli oldum. Ayrıca 27 yıl esnaflık eddim. Babam onüç yaşına gadar mektebe salmadı. On üç yaşında Afşinbey İlkokuluna geddim. O zamanlar Afşin’de bir bu okul vardı. Okula başladım başlamasına amma rahmetli babamın gözleri kör oldu. Okulu geri bırakmak zorunda kaldım. Okul maceram altı ay sürdü. Babam iki beygirinen taşımacılık yapıyordu. Malatya, Kayseri, Maraş’a kirasıyla bakla, biber, nohut götürürdü. Babamın başına böyle bir iş gelince bende eve bakmak zorunda kaldım. 10-15 kişi beygirlerle toplu olarak kira götürüp getirirdik. Aynı nakliye şirketleri gibi ya da kargo… Bizimkisi ise “Merkep Kargo”ydu. Dağları taşları aştık, dere tepe düz geddik. Günlerce sıcağın altında ya da uğuldayan dondurucu soğuklarda, ayazlarda yük taşıdık. 35 yıl çerçicilik yaptım. Beygirim, katırım ve merkebimde vardı. Çir, tut, pekmez, üzüm sattım. İp, iğne, çanak, balta ve ayakkabı sattım. Köy köy gezdim. 14 yaşında kesimci olarak Berçenek Köyüne geddim. Orada tırpanla buğday, arpa biçtim. 40 gün çalıştım 60 çeliğe… Evin geçimini sağlamak bana kalmıştı. Helâlından çalışım durdum hep. Çalışmanın ayıbı olmaz, en güzeli helâlından kazanmaktır. Ekmeği ıslatıp, ekmeğin içine dürüp eder yerdik. Çayı, kahveyi hiç kimse bilmezdi. Dürçük aşı, tarhana çorbası eline geçti mi dokunmayın keyfime… Evlerimizde içme suyu (çeşme) olmadığı için Emirli Köyünden çıkıp gelen Çopanpınar’ın suyuyla içme suyu ihtiyacımız karşılardık. Yeşilyurt Mahallesi tepe eteğinde ark vardı. O arktan satırlarla, helkelerle suyumuzu getirirdik. İçi oyuk şeklinde olan çam ağacından bir tekne yapardık (taar) ve satırlarla, helkelerle getirdiğimiz suları bunun içine koyardık. O tekneleri evin poyraz tarafındaki pencerelerin iç kısmına koyardık ki su soğuk olsun diye. Eskiden buzdolabı mı vardı? O zamanda kadınların işi çok zordu. Çamaşır makinesi yoktu, bulaşık makinesi yoktu, evin içinde çeşmeler yoktu, kalorifer yoktu, yokta yoktu… Allah bu günlerimizi aratmasın. Şimdiki gençlere, kadınlara ve adamlara sesleniyorum. Çok şükredin ve kanaatkâr olun… Eskiden geçim kaynakları; beygir, eşek, katırla mal götürüp getirmek, koyunculuk ve malcılık yapılması, bağ kazması, Söke’ye ya da başka yerlere çalışmaya gidilmesi, ırgatçılık, orakla buğday, arpa biçmek... Genelde insanlarımız beden gücüyle geçimlerini temin ederlerdi. Çobanpınarı’nın suyuyla dönen değirmenlerin sayısı ona yakındı. Çölbeylerin Değirmeni Emirli ve şu anki lisenin ilerisinde, Senemoğlu Değirmeni Emirli’de, Feloğlu (Felekoğlu) Değirmeni Yeşilyurt Mahallesinde, Süllüler Değirmeni Yeşilyurt Mahallesinde, Hacıömeroğlu Değirmeni Yeşilyurt Mahallesinde, Zamanların Değirmeni şimdiki Halk Eğitimi Müdürlüğünün yanında ve Kalenin dibinde Aşağı Caminin karşısında Hırhırı Değirmeni Türkalisinin İsmail’in Değirmeni (şimdiki Merkez İlköğretim Ortaokulunun, Elbistan Durağının altında) Sadi AKSAKAL’ın babasının değirmeni vardı. Askere giderken Maraş’a kadar yürüyerek gittik. Şimdiki gibi araçlar mı vardı? Afşin’den askere gidecekler hep birlikte yaya olarak Ekinözü kasabası (ilçe) tarafından Kapaktepe‘ye vardık mı orada konaklardık. Kısık dediğimiz bir keçi yolundan geçmek zorundaydık. Çok tehlikeli bir yoldu. Bazen beygirler ya da eşekler buradan uçuruma yuvarlanırdı. Başka yerden gedme olanağımız olmadığı için bu yolu mecbur kullanırdık. Askerde öğrendim okuma yazmayı. Van’da yaptım askerliğimi tam üç yıl. İzine heç gedmedim. Askerden gelince evlendim. 67 yıllık evliyim. Şimdiki gençlere sabırlı olmalarını, birbirlerini sevmelerini, zor ve sıkıntılı günlerinde birbirlerinin yardımcıları olmalarını tavsiye ediyorum. Koyun nasıl yatar birer metrenen, yarım metrenen aynı onun gibi yükseklikleri birer karış. Şordan danen adam şorda koyun yatormuş derler. Şimdi daha duruyor ora. Yedilerin koyunu bunlar… Ziraatta, fidanlıkta işe girmem şöyle oldu. O yıl orak biçmeye (kesimci olarak) Elbistan Çiçek Köyüne gittim. Asker arkadaşım Mustafa KUZDAN fidanlık bahçıvanıydı. Fidanlık Müdürü kendisine bana bir adam bul ki birkaç sanatı yapıyor olsun. (Marangozluk, bıçakçılık, demircilik ve köşkercilikte yaptım) Hemen bana haber gönderiyor Mustafa KUZDAN Çiçek Köyüne Postacı Ali Rıza YAŞAR’la. İşimi bitirdikten sonra bir kamyona atlayıp Afşin’e geldim. Bir hafta denediler beni. Müdür çok beğenince yevmiye 10 kuruşa işe başladım. Aylık 300 kuruştu. Ve 25 yıl çalışıp emekli oldum. Fidanlıktan emekli olduktan sonra 27 yılda dükkâncılık yaptım. Kazma, kürek, tırpan, balta, bıçak, dirgen ve anadut vb. alıp sattım. Artık kazma, kürek, tırpan alan yok. Bedava versen bile almıyorlar. Evimin bir odasına koydum bütün malzemeleri. Tozlu raflarda duruyor artık.


 
Mehmet Gören Kişisel Web Sayfası
Şimdiye Kadarki Ziyaretçi Sayımız