;


MEHMET GÖREN

AFŞİN'İN YETİŞTİRDİĞİ ŞAMPİYON GÜREŞÇİLER

AFŞİN MEŞHURLARI

AFŞİN ŞAİRLER ANTOLOJİSİ

AFŞİN ESHAB-I KEHF

RÖPORTAJLAR

KAHRAMANMARAŞ ŞAİRLERİ

ÖYKÜLER

KAHRAMANMARAŞ YAZARLARI

İLETİŞİM

İLAHİLER ve MÜZİK

K.MARAŞ'IN İLÇELERİNİN RESİMLERİ

AFŞİN

AFŞİN-ELBİSTAN TERMİK SANTRALİ VE LİNYİTLERİ

AFŞİN'DE İZ BIRAKANLAR (yeni isimler eklenecek)

SESLİ ŞİİRLER

AFŞİN'Lİ İDARECİLER

DİNİ BİLGİLER

FAYDALI BİLGİLER

KAHRAMANMARAŞ

MANZARA RESİMLERİ

İL İL TÜRKİYE

SON DAKİKA HABERLERİ (Türkiye ve Dünya)

YEREL GAZETELER (K.Maraş ve İlçeleri)

AFŞİN TERS LALESİ

SİTEMİZDEN HABERLER

K.MARAŞ ve İLÇELERİNİN VİDEOLARI

K.MARAŞLI SANATÇILARIN KLİPLERİ

ZİYARETÇİ DEFTERİ

AHMET DURAN KANAT

   Ahmet Duran KANAT ile Yapılan Röportajın Videosu

Ahmet Duran KANAT'ı Mehmet Emin TAN ile birlikte ziyaret ettik. 1934 Afşin doğumluyum. 60 yıl esnaflık yaptım. Esnaflığın en önemli şartı DOĞRULUK’tur… 10 çocuk babasıyım. Çocukken öksüz kaldım. Okula yazdıracak velim olmadığı için bıçakçı Bahri TAN’ın yanına çırak durdum. Orada çalıştım. Körük çektim. Usta oldum. Bıçakçı dükkanı Dedebaba Türbesinin karşısındaydı. Çark çeke çeke yoruldum. Bahri ustanın yanından ayrıldım. Bahri ustanın abisi Abdurrazzak TAN benim eniştem “Ne avara geziyon.” dedi. Bende, kendi dükkânımı açacam, benimle çalışı, dedim. Ortak bıçakçılık dükkanı açtık. Şu an bıçakçı Niyazi KİRACI’nın dükkanının aşağısıydı. Yanıma birkaç çırak aldım. Osman SOLAK’ın oğlu Ali, Hüseyin (Aliş Hüseyin) bana yardımcı oldular. Erçeneli Dede Süleyman’a bıçakları toptan verirdim. Bahri ustayı geçtim. Derler ya “çırak ustayı geçer” diye. Osmaniye götürürdüm bıçakları satmaya. Antebe gider kamyonla boynuz alır gelirdim. O zamanlar Afşin’de otuz tane bıçakcı vardı. Afşinin ilk bıçakcılarından Topal Mamet, Yusufcuk Hacı Osman, İzzet TAN vardı. Afşin bıçaklarına talep fazlaydı. Bununda sebebi kaliteli bıçak yapılıyordu olmasıydı. İlk bıçağımı beş kuruşa sattım. Yirmibeş kuruşa sattım en son bıçağımı, ondan sonrada bıraktım. Körük çektikçe ateşte alevini artırırdı. Kocaman demirler ateşte kızarır, onları çekiçle döverek yassılaştır, küçük parçalara bölerdik. Kolay iş değildi. Ateşin sıcağı, güneşin sıcağı… Kolumuzda derman kalmazdı. Bıçakları çarklardık keskinleşmesi için. İye, dörpü, sonrada her şey ceryanlı (elektrik) oldu. Adana’ya bir ay çapa dövmeye gittim. Orada da olmadı. Geri Afşin’e döndüm. Ufak yollu çerçiciliğe başladım el arabasıyla… Yapan yoktu el arabasını, kendim yaptım. Afşin ve köylerine gittim. Gide gide de at arabası aldım. El arabasını sürerek köylere gitmek çok zordu. Sıcağın altında kan ter içinde kalıyordum. Güneş tepemi deliyordu adeta. Çerçiciliği de bıraktım. İki yıl Alemdar Mahallesinde (köy-kasaba) çalıştım. Esnafçılık yaptım Alemdarda. Buğday, nohut, arpa toplardım Elbistan’a satmaya götürürdüm. Afşin’de alan olmazdı. Elbistan’da peşin parayla hemen satardım. Dedebaba’nın yanına bir baraka yaptım. Şu an sobacılar var orada. Yolun karşısında Ekmekçi Yusuf’un fırını vardı, şu an ki Afşin’in Sesi Gazetesinin karşısında. Sonra bıçakçı Gabolaklı Süleymanla ortak oldum. Bir gün mal almaya gittim şehir dışına. Biraz geç kalınca komşular o parayı yemiştir şimdiye diyerek adamın kafasını bulandırmışlar. Bende at arabası aldım Konya’dan. Arabayı Maraş’a koydum, Antebe mal almaya gittim. Kamyonla geldim Afşin’e. Meydana indirdim malları. Ortağı çağırıyorum gelmiyor evden. Komşular, şu komşu oynattı onu parayı yemiştir diye o da ona inandı dediler. Evine vardım aldım geldim. Baktım güven bitmiş. Ortaklığı bozdum. Malları bölüştük. İster dükkanı al, ister arabayı al, ister malları al, dedim. O dükkanı aldı. Bende mal ve at arabasını aldım. Tam altmış yıl esnaflık yaptım. Üç yıl oldu esnaflığı bırakalı onda bunda alacağım var daha alamıyorum. Esnaf olmanın tek ilkesi vardır, DOĞRULUK… Hal hukuka riayet etmektir. Tartıya hile karıştırmadım. Hayatı yüzümüzün akıyla sürdürdük. Eski Terminal, sebze hali şu anki Efsus İş Merkezinin bulunduğu yerde ön cephede dükkanım vardı. Uzun yıllar orada hizmet ettim. Komşuluk ilişkilerimiz iyiydi. Şimdi zayıfladı. Bir mahalle aile gibiydi. Saygı vardı mahallede bir büyüğe. Saygının olmadığı yerde insanlık bitmiş demektir. İnsanlığını kaybeden neyini kaybetmez ki? Bana, Bahri BOLAT (bıçakçı) ve Hüseyin AVCI (suçu) Afşin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı tarafından uzun yıllar esnaflık yaptığımız için plaket verildi.


 
Mehmet Gören Kişisel Web Sayfası
Şimdiye Kadarki Ziyaretçi Sayımız