;


MEHMET GÖREN

AFŞİN'İN YETİŞTİRDİĞİ ŞAMPİYON GÜREŞÇİLER

AFŞİN MEŞHURLARI

AFŞİN ŞAİRLER ANTOLOJİSİ

AFŞİN ESHAB-I KEHF

RÖPORTAJLAR

KAHRAMANMARAŞ ŞAİRLERİ

ÖYKÜLER

KAHRAMANMARAŞ YAZARLARI

İLETİŞİM

İLAHİLER ve MÜZİK

K.MARAŞ'IN İLÇELERİNİN RESİMLERİ

AFŞİN

AFŞİN-ELBİSTAN TERMİK SANTRALİ VE LİNYİTLERİ

AFŞİN'DE İZ BIRAKANLAR (yeni isimler eklenecek)

SESLİ ŞİİRLER

AFŞİN'Lİ İDARECİLER

DİNİ BİLGİLER

FAYDALI BİLGİLER

KAHRAMANMARAŞ

MANZARA RESİMLERİ

İL İL TÜRKİYE

SON DAKİKA HABERLERİ (Türkiye ve Dünya)

YEREL GAZETELER (K.Maraş ve İlçeleri)

AFŞİN TERS LALESİ

SİTEMİZDEN HABERLER

K.MARAŞ ve İLÇELERİNİN VİDEOLARI

K.MARAŞLI SANATÇILARIN KLİPLERİ

ZİYARETÇİ DEFTERİ

Afşin Tarihi, Toprak Evleri ve Okulları

Afşin'de tarihi ve eski evler betona yenik düştü. 23 yıldan beri gurbette yaşayan birisi olarak Afşin'e her gelişimde çocukluk ve gençlik yıllarının hatıralarının birer birer ortadan kaybolduğuna şahit oldum. Geçen hafta Afşin'imizdeydim. İlk okul birinci sınıfı okuduğum Atatürk ilkokulunun yerinde yeller estiğini gördüm. Yüreğim dağlandı. Gözüm nemlendi. Oturup ve o eski günler gözlerimin önünden film şeridi gibi ciğerimi delerek geçti. "İçten “Ah, İreşit emmi, ah!” Şekerci İreşit emmi, horoz şekerleri satardı. Teneffüs zili çalınca koridorlardan, merdivenlerden ve bahçeden bir hışımla koşardık horozlu şeker almaya. Geçimini bununla sağlardı. Kimseye zararı dokunmayan birisiydi. İri yarıydı İreşit emmi! İlk defa görenler çekinirlerdi. O iri yarı adamın ne kadar yufka yüreğe sahip olduğunu öğrendikten sonra “İreşit emmi, İreşit emmi!” diye yanından ayrılmazdı çocuklar. Parası olmayanlara da bedava verirdi horozlu şekerlerinden... Öğretmenimiz Sınıfı ikiye ayırır, ortaya birini bırakır, eline de mendil verir ve her iki grubunda arasını aynı mesafe açardı. Öğretmenimiz işaret verdiğinde gruptaki ilk sıradakiler ortada mendil tutanın yanına hızlı bir şekilde koşarlardı. Her iki grupta dengeli kişileri rakip ederdi. Biraz kurnazlık ve hızlı olmak gerekti. Mendili tutan kişinin etrafında dönerler, birden birisi mendili alıp kaçar, diğeri onun peşine düşerdi. Mendili alan öğrenci kendi grubunun önüne çizilmiş çizgiyi geçerse öne geçmiş olurlardı. Eğer o çizgiye kadar kovalayan öğrenci elini değdirirse diğer grup öne geçmiş olurdu. Birde “Ya satarım, bal batarım.” diye mendil oyunu oynatırdı öğretmenimiz. Bunda da daire yapılır, yere çömelilirdi. Biri ebe olur, elinde mendil yere çömelenlerin etrafında dönerdi. Çömelenlerde “Ya satarım, bal satarım” diye el çarparlardı. Birden ebe elindeki mendili birinin arkasına bırakıp koşardı. Mendili bırakan kişinin koştuğunu gördüklerinde herkes arkasına bakardı. Arkasına mendil atılan hemen mendili alır, ebenin peşine takılır, ebeyi kalktığı yere kadar kovalar, yakalarsa ebe ebeliğine devam eder, yakalayamazsa ebe kendi olurdu. Daha önce de 2. sınıftan 5. sınıfa kadar okuduğum Efsus ilkokulu da yıkılıp yerine yeni bina dikmişlerdi. Mahallemizdeki (Beyceğiz) ve diğer mahallelerdeki içinde bir çok anılarımızın olduğu toprak evlerin yıkılıp yerine beton binaların dikildiğine şahit oldum. Yürek dayanır mı? Neydi o günler. Her karışında çocukluğum ve gençliğim kokan o topraklar bana yabancı... Hüzünleniyorum...


 
Mehmet Gören Kişisel Web Sayfası
Şimdiye Kadarki Ziyaretçi Sayımız