;


MEHMET GÖREN

AFŞİN'İN YETİŞTİRDİĞİ ŞAMPİYON GÜREŞÇİLER

AFŞİN MEŞHURLARI

AFŞİN ŞAİRLER ANTOLOJİSİ

AFŞİN ESHAB-I KEHF

RÖPORTAJLAR

KAHRAMANMARAŞ ŞAİRLERİ

ÖYKÜLER

KAHRAMANMARAŞ YAZARLARI

İLETİŞİM

İLAHİLER ve MÜZİK

K.MARAŞ'IN İLÇELERİNİN RESİMLERİ

AFŞİN

AFŞİN-ELBİSTAN TERMİK SANTRALİ VE LİNYİTLERİ

AFŞİN'DE İZ BIRAKANLAR (yeni isimler eklenecek)

SESLİ ŞİİRLER

AFŞİN'Lİ İDARECİLER

DİNİ BİLGİLER

FAYDALI BİLGİLER

KAHRAMANMARAŞ

MANZARA RESİMLERİ

İL İL TÜRKİYE

SON DAKİKA HABERLERİ (Türkiye ve Dünya)

YEREL GAZETELER (K.Maraş ve İlçeleri)

AFŞİN TERS LALESİ

SİTEMİZDEN HABERLER

K.MARAŞ ve İLÇELERİNİN VİDEOLARI

K.MARAŞLI SANATÇILARIN KLİPLERİ

ZİYARETÇİ DEFTERİ

Ali Büyükçapar'la Röportaj

   Eserleri

Merhaba. Kendinizi tanıtır mısınız?

 

1968 Maraş doğumluyum. İlköğretimimi kendi şehrimde yükseköğrenimimi Konya İlahiyat Fakültesinde tamamladım. Kayseri’de Din Felsefesi alanında mastır yaptım. 1990 yılından bu yana İmam Hatip Lisesinde hocalık yapmaktayım. Evliyim, üç çocuğum var. Kent merkezinde yaşıyorum.

 

Şiirle tanışmanız ve yazmanız ne zamandan beri devam ediyor?

 

            Şiirle ünsiyetim ifade kolaylığı, anlam zenginliği görmemle beraber yıllar öncesinden başladı. Okul yılları devam ederken şiir ezberliyor onları devamlı okuyordum. Şiirin büyüsüne kapıldım, kelimelerin beni kanatlandırdığını hissettim. Yüreğime şiirden mısralar düştü, edebi sanatları öğrenince hayatın farklı boyutlarda sürüp gittiğini keşfettim, içim ısındı, gözlerime hep gökkuşakları göründü.

 

            Ezberimdeki şiirlerle yaşadım.

 

            “Sen geldin benim deli köşemde durdun

             Bulutlar geldi üstünde durdu

             Merhametin ta kendisiydi gözlerin

             Merhamet saçların ıslatan

             Sessiz bir yağmurdu

             Bulutlar geldi altında durduk” gibi.

 

            Yazı yazmamın temelinde şiir var. Kalemi elime aldığımda önce şiirler gelir onları kaydederim sonra nesir yazmaya başlarım. Şiir damarım canlı her demde yenileniyor. Şiir kuşatıyor kelimelerle oradan buraya yüreğimden maveralara gidip geliyorum.

 

Edebiyat sayfaları yayınlanırdı Maraş’ta. Gazetelerde edebiyat sayfaları özenle hazırlanır yeni yazmaya başlayanlara orada öncelik tanınırdı. Şeref Turhan’ın “Işık” gazetesinde ilk şiirlerim yayınlandı. 1986 yılları gibi.

 

            Sizi şiir yazmaya yönlendiren birisi oldu mu?

 

            Şiir yaz demekle yazılmaz. Şiir hele hiç mi hiç baskı götürmez, kitap oku diyenler oldu etrafımda o tavsiyelere can kulağı ile uyduğumdan olsa gerek çok kitap okudum. 1983’ten bu yana düzenli okuyorum, hayatımı okumakla doldurmuşum, aman Allah’ım aman neler neler okudum, bana oku diyenler işin bu boyutu görünce dona kaldılar. Kitap oku demek kolay ama bu şekilde sistematize etmek hayli zor. “Kitap pusulası” adlı eserimde okuma maceramı yazdım.

 

 

            Şiirle “ahlak” arasında bir bağ var mı?

 

 

            Elbette var. Şiir anlamı bulmak hayatın üç önemli mevzusuyla irtibatlı olmalı. Ontoloji epistemoloji, etik diye ifadesini bulan kelimeleri varlık, bilgi, ahlak şeklinde dile getirebiliriz. Ahlak insanlığın vazgeçilmez konularındandır. Şiir ahlaklı mı olmalıdır? Şeklinde bir soru çıkar karşımıza. Şairin kaleminden çıkan cümlelerin iyi mi olduğunu değerlendirmek müşkül. Şiir de kelimelere bakabiliriz, edebi sanatları değerlendirebiliriz ama “ahlaklı şiir” denilince biraz duruyorum. Şimdi bir şiire kim ahlakidir veya değildir diye hüküm verip yargılayacak. İsterseniz bu hususu ehil insanların genel değerlendirmesiyle görelim. Sezai Karakoç’un Taha’nın Kitabında şöyle bir kıta var:

 

            “Bu mermer ki şaraptır

             Sütün sütün bardaklara

             Doldurup için sevaptır.  (Gün Doğmadan sh.314) şimdi nasıl bir ahlaki hüküm vereceğiz? Şair ahlaklı olsun ama hayatın bütününe baktığımızda genel ayırımın mahşer yerinde olduğuna inanıyorum!

 

            Şiirlerinizde genel olarak işlediğiniz konular nelerdir?

 

            Şiirlerimde varlık, bilgi, ahlak temelinde insanın salınımlarını dile getirmeye çabalıyorum. Yaşadığım zamanın içinde bulunduğum sosya-kültürel dünyanın genel izlerini şiirlerimde görebilirsiniz. İlahiyat eğitimi almam şiirde dini terminolojiye çokça yer vermeme yol açtı. Mitolojide aynı ağırlıkta yar aldı şiirlerimde. En son yazdığım “Şehmeran” kitabımda mitolojinin izleri vardır. Örneğin;

 

            “Gün ortası karanlı, gözlerin sürmeli

            Itır, reyhan saçar gülüşlerin.

            Öpüşlerin bahar tomurcuğu,

            Bir de yeminlerimiz vardı kitap üstüne.

            Bu güzel kim, hangi meltem eser?

            Deli divanı gönlüme “ (Şahmeran.sh.68) insanın hayata tutunması, tecrübeleri, umut ve kayıpları düşündüğümde her olgunun şiirime girdiğini söyleyebilirim. Hüzün, aşk kırılmaları, Maraş’ın kent dokusu, ütopyalar, Türklük sevdam, kızıl elma ülküsü, insanlığın acıları şiirlerimde önemli konu başlıkları olmuştur.

 

            Şiir yazmak için duygusal olmak gerekir mi?

 

            Ne demek, duygusallığın bile ötelerine gidip “krizalit kristalin” olmak gerek, ifade İlhan İrem’e ait. Duygusu olmayan ya da duyguları hayata yön vermeyen insan şiir yazsa ne olur yazmazsa ne icap eder? Duygular hayatın vazgeçilmez kaynakları ve hazineleridir. Duygu kelime elbisesi giymeli, edebi sanatların harlı potasında yanmalı, kavrulmalı sonra da şiir olarak okura ulaşmalıdır.

 

            Son kitabınız “Şahmeran” hakkında bilgi verir misiniz?

 

            Şahmeran doksan dokuz şiir kitabım şubat ayında yayımlandı. Çete bayramı öncesinde İstanbul’da basıldı, 2010 yılının cemrelerinin düşmeye başladığı demlerde okurlara takdim edildi. Kitabım mitolojinin genel izlerini taşır içindekiler bölümüne bakıldığında aşk, ülkü, savaş, dünden hatıralar, Maraş coğrafyası, kutsal kitaplardan esintiler görülür.

 

            Sitemiz hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

             Site çalışmaları yeni edebiyatta değişik bir boyut, hayırlı olmasını dilerim.

 

            Hoş bir sohbet oldu, teşekkürler.

 

            Bende teşekkür ediyorum.

 



 
Mehmet Gören Kişisel Web Sayfası
Şimdiye Kadarki Ziyaretçi Sayımız